İstinaf başvurunun esastan reddine

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz, mera niteliğiyle tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) Ek-5 inci maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve mera niteliği ile tescil talebine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanun’a 6495 sayılı Kanun’un 31 inci maddesi ile eklenen Ek-5 inci maddesi uyarınca yapılıp 15.04.2016-16.05.2016 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp 29.01.1981-27.02.1981 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.

Davacı vekili 02.05.2016 tarihli dava dilekçesinde; Kastamonu ili Devrekani ilçesi Başakpınartepe Köyü 101 ada 1,102 ada 1,103 ada 1,104 ada 1,105 ada 1,106 ada 1,107 ada 1,108 ada 1 ve 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun’un Ek-5 inci maddesi gereğince orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiklerini, ancak anılan taşınmazların Başakpınartepe Köyüne ait mera olduğunu ileri sürerek kadastro tespitlerinin iptal edilip mera niteliği ile tescile karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 109 ada 1 parselin fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.03.2019 tarihli rapor ve ekindeki krokide (A) ile işaretlenen 10.960,70 m2 yüzölçümlü kesiminin orman sayılan yerlerden olduğu, 109 ada 1 parselin geriye kalan kesimi ile 101 ada 1,102 ada 1,103 ada 1,104 ada 1,105 ada 1,107 ada 1 ve 108 ada 1 parsellerin tamamının orman sayılmayan yerlerden oldukları, mera niteliğinde bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; " ...Somut olayda; uzman orman bilirkişi kurulu ve uzman ziraat bilirkişi kurulu tarafından eski 1951 tarihli hava fotoğrafının üç boyutlu incelemesine, 1960 tarihli memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme ve uygulama sonucunda 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 109 ada 1 parselin fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.03.2019 tarihli rapor ve ekindeki krokide A ile işaretlenen 10.960,70 m2 yüzölçümlü kesiminin orman sayılan yerlerden olduğu, 109 ada 1 parselin geriye kalan kesimi ile 101 ada 1,102 ada 1,103 ada 1,104 ada 1,105 ada 1,107 ada 1 ve 108 ada 1 parsellerin tamamının orman sayılmayan yerlerden oldukları, mera niteliğinde bulunduklarının belirtildiği, keşifte dinlenen komşu köyde ikamet eden yerel bilirkişilerde taşınmazların köylüler tarafından mera olarak kullanıldığını bildirdikleri, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları da çekişmeli taşınmazlar yönünü mera, çal ve kıraç olarak okuduğu, Başakpınartepe Köyü’nde çal ve kıraç sözcüklerinin hayvan otlatılan yerler için kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla tespit edildiği, davanın kabul ve ret oranına göre tespit maliki Hazine aleyhine de yargılama giderlerine hükmedildiğine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşıldığı" gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından; "Dava konusu taşınmazlar orman vasfında iken, bilirkişi raporlarına dayanarak taşınmazların mera vasfında olduğunun nitelendirilmesi ve yerel mahkemece bu yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre toprak muhafaza karakteri taşıyan ve eğimi %12 den fazla olan taşınmazların orman vasfında olduğu, kaldı ki dava konusu taşınmazların eğiminin %50 ye varan oranda olduğu görüldüğünden taşınmazların orman olduğu " gerekçeleriyle, davalı ... vekili tarafından ise; " dava konusu taşınmazlar orman vasfında iken, eksik ve hatalı bilirkişi raporları baz alınarak taşınmazların mera vasfında olduğunun nitelendirilmesi ve yerel mahkemece bu yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, açılan davada Maliye Hazinesinin yasal hasım konumda olduğu halde, hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin, ayrıca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen Maliye Hazinesi'nin dahili dava dilekçesi verilmek suretiyle davaya dahil edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.