Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Antalya ili Kemer ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1034 parsel sayılı 14823,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacılar vekili; davacıların atalarından intikal eden ve onların öncesi eklemeli zilliyetlik ile birlikte 70 yılı aşkın süredir zilyet ve tasarruf ettiği ... Köyü hudutları içerisinde bulunan 77,74,76 nolu parseller ile ... ve ... aileleri arazileri arasında kalan 20 dönüm alanın maliki olduklarını, tapulama harici bırakılan dava konusu taşınmazın davacıların maliki bulunduğu 74 ve 77 parseller arasında bulunan kısım olduğunu, davacılar ve ataları tarafından tamamı kadim tarım arazisi olarak kullanılan kısım olduğunu, atalarından gelen zilliyetlik nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) aradığı 20 yılık süreyi geçtiğini, tapulama harici bırakılan bu alanın davacılara ait arazilerinin uzantısı ve arada kalan dilimi olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Tekirova Köyü 74,76,77 parseller, ... ve ... aileleri arazileri arasında kalan ve tapulama harici bırakılan 20 dönüm arazinin davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.09.2018 tarihli ve 2015/54 Esas, 2018/390 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu yer için 1034 parsel sayılı kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmakla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27 inci maddesi gereğince Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli olan Antalya Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin 13.11.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; tescili istenen dava konusu 1034 parsel sayılı taşınmazın kullanımsız, imar ihyasının tamamlanmamış olduğu, ziraat bilirkişi heyet raporunda belirtildiği gibi halihazırda derenin içindeki mevcut çakıl taşlarının dava konusu parsel üzerinde yoğun olarak bulunduğu ve dava konusu taşınmazın dere taşkın sahası içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Antalya ili Kemer ilçesi Tekirova Mahallesinde bulunan 1034 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; her ne kadar dava devam ederken yörede 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince uygulama kadastro çalışmaları yapılmış ve dava konusu taşınmazlarla ilgili davalı olarak uygulama kadastro tutanağı düzenlenip dosya içerisine gönderilmiş ise de kadastro tespitine itiraz davası devam ederken, uygulama kadastrosu yapılması ve kadastro tespitine itiraz davasının, uygulama kadastrosuna engel teşkil etmeyeceği nedeniyle çekişmeli taşınmazlara ait uygulama kadastro tutanaklarının usulünce askı ilanına alınarak, yöntemince kadastrosunun ikmali için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.