Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/192 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı maddenin (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Özetle; sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sübuta erdiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Dosya kapsamına göre cezaya hükmedilmesi gerekirken aleyhe hüküm tesisine yöneliktir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanı, adli muayene raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü mağdurenin çamaşırlarını yarıya kadar indirdiği, kendi pantolonunu da indirdiği, cinsel organını çıkardığı, mağdurenin bacaklarını sıkı şekilde kapattığı, sanığın, mağdurenin bacaklarının arasına cinsel organını sürtmek sureti ile boşaldığı şeklindeki eylemin sübuta erdiği ve eyleme uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/192 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/192 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.