Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/114 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'in tanık ... ile olay öncesinde tanışmış oldukları, samimiyetlerinin bulunmadığı, olay gününden bir gün evvel katılanın sezeryan doğum yaptığı, olay günü saat 20.00-20.20
sıralarında katılanın çocukları ile birlikte evde bulunduğu zaman diliminde kapının çalındığı, kapıyı katılanın oğlu olan tanık ...in açtığı, sanık ...'in tanığa babasının evde olup olmadığını sorduğu, çocuktan babasının evde olmadığını öğrenince; alkollü olan sanık ...'in doğrudan içeriye girdiği, katılana saldırdığı, cinsel organını çıkardığı, doğum sebebi ile rahatsız olan katılanın külotunu çıkarmaya çalıştığı, cinsel ilişkiye girmek istediğini açıkça beyan ettiği, katılanın rahatsız haliyle buna karşı çıktığı, alkollü olan sanığın buna rağmen katılanın göğüs ve dudaklarını öptüğü, cinsel saldırıda bulunduğu, katılan ile evde bulunan çocuklarının feryat figan bağırması üzerine sanık ...'in olay yerinden kaçtığı, eve dönen tanık ...'nin; eşi katılandan bu durumu öğrenmesi üzerine konuyu komşusu ve arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'a ilettiği, bunun getirdiği kızgınlıkla sanık ...'in evine varan sanık ...'ın, sanık ...'e saldırıp basit şekilde yaraladığı, şeklinde kabul edilen olayda; sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs etme suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle
Suçların sübuta ermediğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

A. Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Karşı Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Olay günü sanık ...'in katılana saldırdığı, cinsel organını çıkardığı, doğum sebebi ile rahatsız olan katılanın külotunu çıkarmaya çalıştığı, cinsel ilişkiye girmek istediğini açıkça beyan ettiği, katılanın rahatsız haliyle buna karşı çıktığı, alkollü olan sanığın buna rağmen katılanın göğüs ve dudaklarını öptüğü, cinsel saldırıda bulunduğu, katılan ile evde bulunan çocuklarının feryat figan bağırması üzerine sanık ...'in olay yerinden kaçtığı, sanığın organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eylemine yönelik başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde katılanın aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Karşı Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Oluşa uygun kabule göre sanık ...'in işlediği konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.10.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/114 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.