HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi

Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği

temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/788 Esas, 2019/448 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/472 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/472 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/306 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

C. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/306 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına,
2. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,

4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

5. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

C. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;

1. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına,

2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4. Sanığın atılı suçu işlemediğine,

5. Tape kayıtlarının sanığa ait olmadığına,

6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
7. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
İkinci kez mükerrirliğe konu Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2012/981 Esas 2013/954 Karar sayılı kararı, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin 2 yıl hapis cezası mahkûmiyet ilamının 07.06.2016 tarihinde kesinleştiği; Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2016/616 Esas, 2017/552 Karar sayılı kararı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasına ilişkin 1 yıl 8 ay hapis cezası mahkûmiyet ilamınına konu suçun 21.06.2015 tarihinde işlendiği anlaşılmakla sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın adli sicil kaydında ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilamın bulunmadığı da dikkate alınarak, söz konusu ilam yerine, sanığın birinci kez mükerrir olduğu Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesince 03.10.2013 tarihli ve 2012/981 Esas, 2013/954 Karar sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık suçundan verilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin 07.06.2016 tarihinde kesinleşen ve 22.04.2019 tarihinde infaz edilen ilamın uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırılık olarak değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan
gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, Adli Tıp Kurumuna göre tapelerin sanığa ait olmasının mümkün olduğu raporu içeriğine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) ve (C) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi, kararında sanıklar müdafilerince ve sanık ...'çe öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

Tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine ''Tekerrürü oluşturan Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2013 tarih, 2012/981 Esas ve 2013/954 Karar sayılı ilamı ile
hükmolunan 2 yıl hapis cezası nedeniyle hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.