Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin soruşturma evresindeki beyanları, sanığın kaçamaklı savunmaları, tanık ... aşamalardaki ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü sanığın evinde misafir olup birlikte alkol alan mağdurenin evden gitmek istediği ancak sanık tarafından elbisesi parçalanıp yüzüne tokat atıldıktan sonra üzerine kapı kilitlenerek evden çıkmasına izin verilmediği ve mağdurenin telefondan mesaj atarak yardım istediği tanık ... olay yerine gelip kolluk güçlerini aramasını müteakip durumu öğrenen sanığın mağdurenin evden çıkmasına müsaade ettiği ve mahkemece de eylemin bu şekilde gerçekleştiği kabul edildiği halde, sanığın atılı suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 109/2. maddesi yerine yazılı şekilde aynı maddenin birinci fıkrası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.