Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 14 ... plakalı aracın katkı payının verilmesi ile çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 14 ... plakalı araç hakkındaki katkı payı isteminin vazgeçme nedeni ile reddine, yargılama sırasında teslim edilen bir kısım eşyalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer çeyiz eşyaları ve bilezikler yönünden fazlaya dair istem ile beş adet reşat altını, otuz dokuz adet küçük altın, bir adet altın gerdanlık seti, bir adet saat ve bir adet yüzüğe ilişkin istemin reddine, 196,39 gram ağırlığında 22 ayar bilezik ile yirmibir adet çeyrek altının davalıdan alınarak davacıya aynen teslimine, aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde 10.314,35 TL bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından kabulüne karar verilen ziynet eşyalarına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya evlilik birliğinin kurulması sırasında onbir adet 22 ayar 20 gram üçlü burma bilezik, beş adet reşat altın, elli dört adet küçük altın, dört adet 10 gr 22 ayar bilezik, bir adet set takım, bir adet saat, iki adet yüzük ve on adet altın kolyenin hediye edildiğini, bu ziynetlerin evlilik birliği devam ederken iade edileceği söylenerek davacının elinden alınıp bozdurulduğunu ve şu anda davalı adına kayıtlı aracın alımında ve bir kısmının da davalının kişisel borçlarının ödenmesinde kullanıldığını bildirerek dava konusu ziynetlerin aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelinin ödenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının şahsi eşyalarının teslim edildiğini, ziynet eşyalarını evden ayrıldığı sırada yanına alıp götürdüğünü bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 14 ... plakalı araç hakkındaki katkı payı isteminin vazgeçme nedeni ile reddine, yargılama sırasında teslim edilen bir kısım eşyalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer çeyiz eşyaları ve bilezikler yönünden fazlaya dair istem ile beş adet Reşat altını, otuzdokuz adet küçük altın, bir adet altın gerdanlık set, bir adet saat ve bir adet yüzüğe ilişkin istemin reddine, toplam 196,39 gram ağırlığında 22 ayar bilezik ile yirmibir adet çeyrek altının davalıdan alınarak davacıya aynen teslimine, aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde 10.314,35 TL bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HUMK.'nun 388/son maddesi uyarınca istek sonuçlarından her biri hakkında hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde ve infazı kabil olarak, kabul edilen ziynet eşyalarının cins, miktar ve değerlerinin tek tek yazılarak hüküm kurulması gerekir. Duruşmada dinlenen tarafların tanıkları bileziklerin gramajı ile ilgili beyanda bulunmamışlardır. Davacı tanığı olarak dinlenen davacının annesi onbir adet bilezik ile yirmi adet küçük altının bozdurulduğunu bildirmesine rağmen, mahkemece hüküm altına alınan 196,39 gram ağırlığındaki bilezik ile yirmibir adet küçük altının nasıl tespit edildiğine ilişkin bir açıklama ve yeterli gerekçe yazılmamıştır. Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda mahkeme kararında yazılı bulunan 196,39 gram ağırlığında olduğu belirlenen bileziklere ilişkin bir açıklamada bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, bozdurularak harcandığı konusunda uyuşmazlık bulunmayan ve davacı tanıklarının bildirdiği onbir adet bilezik ile yirmi adet küçük altının değeri, gramajı hakkında yeniden ayrıntılı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılarak, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, nitelik, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilerek taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların infazda güçlük çıkartmayacak biçimde belirtilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik bilirkişi incelemesi ile yetinilerek 196,39 gram ağırlığında bilezik ile yirmibir adet küçük altın hakkında karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.