HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2013/578 Esas, 2016/1041 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik inceleme ve çelişkili gerekçeyle mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
Sanık ...'nın temyiz isteği özetle; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Gerekçeli karar başlığında şikayet tarihi olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konu edildiği tarih olan 08.09.2009 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 08.09.2009 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2013/578 Esas, 2016/1041 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.