Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.04.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vd. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, 759,1354,1357,1623,1799,1892,3536,3568 ve 4835 parsel sayılı taşınmazda mümkünse aynen taksim değilse satılarak ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 759,1623 ve 3536 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın tefrikine, 1354,1357,1799,1892,3568,1568,4835 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksimi mümkün olmadığı anlaşıldığından bu parseldeki ortaklığın açık artırmalı satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vd. vekili temyiz etmiştir.
1-)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ... vd. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-) Davalı ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; 1568 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan bir dava olmadığı halde, hükmün 2. maddesinde üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilen taşınmazlar arasında gösterilmiş olması doğru görülmemiş ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davalı ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 2 numaralı bendinde yer alan “1568” ibaresinin çıkartılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.