Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan şirketin yapmakta olduğu inşaatın bekçiliğini yaptığı, daireleri müşterilere gösterdiği ve fiilen şirketin temsilcisi gibi hareket ettiği, şikayetçi şirket tarafından sanığa inşaatın bodrumunda bulunan planya, zımpara makinesi, kesme aleti, vidalama makinesi, kenar şerit yapıştırma makinesi ve diğer küçük el aletlerinin muhafaza etmek üzere teslim edildiği, sanığın bahse konu el aletlerini zimmetindeyken başkasına sattığı ve parasını mal edindiği iddia edilen olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu aletleri katılan şirket yetkilisi ...’nun talimatı doğrultusunda marangoz ustasına verdiği savunması ve katılan şirket tarafından ....Noterliği aracılığıyla sanığa gönderilen 02.02.2011 tarihli feshi ihbarnamede; sanığın sattığı iddia edilen suça konu aletlerin ‘işi yarı bırakan marangoz ....’den olan alacak karşılığında hapis hakkını kullanarak muhafaza edildiğinin’ belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakamayacak şekilde tespiti bakımından, ....’in tanık sıfatıyla dinlenilmek üzere davet edilerek suça konu aletlerin kendisine sanık tarafından teslim edilip edilmediğinin araştırılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.