İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Bartın ili ... Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 1 parsel sayılı 3869,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacılar vekili; Bartın ili ... Köyü 107 ada 1 parselin 3.869,66 m² olarak 2016 yılında orman vasfıyla tescil edildiğini, orman adına tescil edilen 107 ada 1 parselin orman ile alakası olmadığını, taşınmazın kadimden beri davacıların olduğunu, taşınmazın 1/3'ünün davacı ..., 1/3'ünün davacı ... ve 1/3'ünün de ...'e ait olduğunu, onlara bu taşınmazın babaları...'ten kaldığını, ...'ün 1/3 hissesini kardeşi ...'e verdiğini, neticede davacı ...'ün hissesinin 2/3, davacı ...'ün hissesinin de 1/3 olduğunu, niza konusu taşınmazın tahmini 80-100 senelik zilyetliğinin davacılarda olduğunu, babalarının ölüm tarihi olan 1981 senesinden beri de davacıların nizasız, fasılasız zilyet olduklarını, bu taşınmaz üzerinde eski evler olduğunu ve bu evlerde davacıların babalarının ve kendilerinin yaşayıp büyüdüğünü, evlerin tahminen 20-25 sene evvel yıkıldığını, taşınmaz üzerinde orman emvali olmadığını, tarım arazisi olduğunu, arazide çok uzun yıllar buğday, arpa vs. gibi ürün yetiştirildiğini ve sonra kavak ağacı dikildiğini, sonrasında kesilerek satıldığını, yani arazinin kadimden beri davacıların zilyetliğinde ve tarım arazisi olduğunu, arazinin üç tarafının tapulu arazi olduğunu, bir tarafının da yol olduğunu, orman ile hiçbir alakası olmadığını ve sınırda da orman olmadığını, etrafının tarım arazisi ve ev ile çevrili olduğunu, niza konusu taşınmazın orman olarak tescili için hiçbir sebep olmadığını ve zilyetliğin halen davacılarda olduğunu belirterek Bartın ili ... ilçesi ... Köyü 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı üzerine olan tapusunun iptal edilerek 2/3 oranında davacı ..., 1/3 oranında davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... İdaresi vekili; Bartın ili ... ilçesi ... Köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B uygulama çalışmaları ve 3402 sayılı orman kadastro çalışmaları gereğince 17.04.2017 tarihinde orman kadastro çalışmalarına başlanılıp 19.04.2017 tarihinde bitirildiğini, bu itibarla Bartın ili ... ilçesi ... Köyü 107 ada 1 parselde 2/B ve orman kadastro çalışması yapılmış olup 2/B çalışmasının 14.10.2017 tarihinde kesinleştiğini, yapılan 2/B çalışmalarına göre 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, bu nedenle taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, davacıların taşınmazda hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, tapu ve zilyetlik yolu ile kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 45 inci maddesinin ilgili fıkralarının Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli kararı ile iptal edildiğini, bu nedenle davacıların dava konusu taşınmazdaki zilyetlik iddiasına itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazda davacıların zilyetliklerini yaklaşık 50 yıldır devam ettirdikleri, teknik bilirkişilerin raporlarına göre; dava konusu taşınmazın orman özelliklerini taşımadığı, memleket haritaları, amenajman haritaları ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerde kalmadığı, çevre parsellerdeki bitki örtüsü, çevre parsellerle olan ilişkisi, toprak özellikleri, toprak muhafaza karakteri, orman bütünlüğünü bozup bozmaması dikkate alındığında söz konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Bartın ili ... ilçesi ... Köyü 107 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile taşınmazın tamamı 3 hisse kabul edilerek 1/3 hisse oranında davacı ... ve 2/3 hisse oranında davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları, mahalli ve tespit bilirkişi beyanları, gelen müzekkere cevapları ile sabit olduğu üzere dava konusu parselin tamamının 3 hektardan küçük olması nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 1/G maddesi uyarınca hukuken orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu parselin fiilen de orman olmadığı, uzun zamandan beri davacılar tarafından bahçe vasfında tarım arazisi olarak kullanıldığı, tüm dava konusu parselin etrafındaki komşu parsellerin bahçe, tarla olduğu ve kesinleşerek şahıslar adına tescil edildiği, komşu parsellerde fiilen orman olmadığı, davacıların dava konusu parsele zilyetlik hükümlerine göre 20 yıldan fazla davasız, aralıksız, malik sıfatıyla zilyet oldukları, tarımsal faaliyette bulunduklarından zilyetliklerinin ekonomik amaçla olduğu, adlarına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.