Sanık hakkında; TCK’nun 155/2, 62/1,52/2,51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın fatura tahsilatçığı yaptığı, katılanın sanığa 06.02.2012 tarihinde 505.13 TL; 02.03.2012 tarihinde 430.18 TL ve 30.03.2012 tarihinde de 389.08 TL'ye doğalgaz borcuna ilişkin ödeme yaptığı, sanığın parayı uhdesinde tutarak ödemediği ve katılanın sayacının mühürlenmesine neden olduğunun iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan beyanı ve dosya kapsamından dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;

1-Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla ayrı tarihlerde tahsil edilen paraları teslim etmeyerek uhdesine geçirdiğinin sabit olmasına karşın; 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereği zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,

2-Sanığın aşamalardaki savunmalarında; zararı karşıladığını, gerekli ödemeleri yaptığını ancak yine de katılanın bir zararı var ise karşılamaya hazır olduğunu belirtmesi karşısında; katılanın zararının olup olmadığının; varsa uğramış olduğu zarar karşılama imkanı verilmesi, tamamı ödenmediği takdirde kısmi ödeme olduğundan katılanın rızasının da sorularak, TCK'nun 168.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

3-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.