Dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmü katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın farklı zamanlarda katılanlara kendisini emekli kadastro memuru olarak tanıtıp, icradan ihale yolu ile bir tarla satışının olduğunu, emsalinin altında satabileceğini söyleyip bir arsaya götürüp satışa konu tarla diye gösterip güven sağladığı, buna inanan katılanlar adına sahte tapu senetleri düzenleyip katılanların arsanın kendilerinin olduğuna inandırıp katılan ... ve ....’den 6500’er TL, diğer katılan ...’den ise 6200 TL aldığı, sonrasında ilgili arazinin hazine arazisi olduğu öğrenilen olayda; sanığın sahte tapular kullanmak sureti ile kamu kurumu olan Tapu İdaresi’ni araç olarak kullanması karşısında eylemin 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.