Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocukların şüphe üzerine yakalanmaları sonucunda, suçlamayı kabul edip, 06.01.2012 tarihli tutanak içeriğine göre hırsızlık yaptıkları yeri göstermek suretiyle soruşturma aşamasında bir kısım eşyaların katılana iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; kısmi iadenin gerçekleştiği kabul edilerek, kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı katılandan sorulup sonucuna göre TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi
3- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklara, 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince kendisini savunmak üzere avukat görevlendirilmesi nedeniyle zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.