Sanık ... hakkında:
5237 sayılı TCK 155/2, 62/1,51,53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanık ... hakkında:
5237 sayılı TCK 155/2,39,62/1,51,53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri sanıklar tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'nin katılanın yanında çoban olarak çalıştığı ve katılanın 217 adet koyunun bakımı ile ilgilendiği, sanık ...'nin sanık ... ile birlikte katılana ait 22 adet koyunu sattıklarının iddia edildiği olayda; sanık ...’ın ikrarı, tanık beyanları ve dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ... hakkında hükümde, beş ay olarak belirlenen cezanın TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesi sırasında sırada maddi hata sonucunda beş ay yerine yerine on ay yazılması,
2- Sanıklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesine rağmen, TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi suretiyle TCK'nın 53/4. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen hükümlerden çıkarılması ve sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm fıkrasından, TCK’nın 51. maddesinin uygulandığı sırada 10 ay hapis cezası ibaresinin çıkarılarak yerine 5 ay ibaresinin eklenmesi ile hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.