Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın cep telefonunu eşi ile görüşme yapıp iade edeceği bahanesi ile alarak uzaklaştığı ve katılanın telefonunu iade etmediği,sanığın üzerine atılı bu suçun açıktan hırsızlık niteliğinde olduğu,bu suçun kanunda gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işlemin de sanık hakkında yapılan 19/03/2012 tarihli sorgu işlemi olduğunun tespit edildiği, bu bilgiler ışığında, 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin, en son zamanaşımını kesen işlem olan sorgu tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15. Ceza Dairesi - E. 2017/35773 - K. 2020/7838
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 15. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2017/35773 |
| Karar No | 2020/7838 |
| Karar Tarihi | 08.09.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat