Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/576 Esas, 2021/1011 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184,62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 20 eşit taksitte tahsiline, karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılması için şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığına, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, etkin pişmanlık ve lehe hükümlerin uygulanmamasına, vekâlet ücretine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Sanığın, binanın iç bahçe boşluğuna ilave yapı yaparak odaya dahil etmesi suretiyle atılı suçu işlediği, sanık savunması, 29.09.2015 tarihli yapı tatil tutanağı ve aynı tarihli rapor, 25.03.2016 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 06.07.2021 tarihli cevabi yazı içeriği ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
Sanık savunması, 29.09.2015 tarihli yapı tatil tutanağı ve aynı tarihli rapor içeriği, 25.03.2016 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 06.07.2021 tarihli cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın eyleminin sabit olduğuna ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Yerel Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.