İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve 2017/326 Esas, 2018/211 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.12.2018 tarih ve 2018/2429 Esas, 2019/2238 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme hükmü kurulmuştur.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, yapı kayıt belgesinin yapıyı ruhsata uygun hale getirmediğine ve ceza davalarına etkisinin yasada açıkça düzenlenmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağına, ilgili mevzuat hükümleri ile Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'nün E.203664 sayılı görüş yazısının dikkate alınmasına, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ruhsatsız yapı yaparak imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasına ilişkin sanık savunması, 20.02.2016 tarihli yapı tatil tutanağı, 27.02.2018 tarihli bilirkişi raporu, ...'nın 03.10.2017 tarihli yazı içeriği ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince, davaya konu edilen işlemlerin bina niteliğinde olmaması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı kabul olunup sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir kısım hukuka aykırılıklar tespit edilmiş ise de, suça konu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi fotokopilerinin sanık tarafından dosyaya sunulması, e-devlet sistemi üzerinden sorgulanması sonucunda yapı kayıt belgesinin incelemeye esas taşınmaza dair olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamı dikkate alınıp, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği görülmüştür.
Karar başlığında suç tarihi "20.02.2017" olarak belirtilmemiş ise de, bu hususun mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
Sanık savunması, 20.02.2016 tarihli yapı tatil tutanağı, 07.08.2017 ve 27.02.2018 tarihli bilirkişi raporları, ...'nın 03.10.2017 tarihli yazı içeriği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 22.11.2018 tarihli cevabi yazısı, dosyada mevcut yapı kayıt belgesi çıktıları ve tüm dosya kapsamıyla, sanık hakkında düşme kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.