Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 23.05.1995 - 20.10.1999/68 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli ıslah imar planında park alanında kaldığı, 18.08.2004 - 19.03.2005 tasdik tarihli nazım imar planında park alanında, bu nazım imar planı doğrultusunda düzenlenen 20.11.2009 onay tarihli 1/1000 ölçekli planda da park alanında kaldığı anlaşılmıştır. 1995 yılından beri 1/1000 ölçekli uygulama imar planında okul alanı olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek imar planında okul alanı olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi; 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli imar planının kesinleştiği tarihten 5 yıl içersinde davalı idarece ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle; mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca taşınmaz bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı kalan onama harcının davalıdan alınmasına, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.