Karar verilmesine yer olmadığına, davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, müdahalenin meni ve tapu kaydı üzerindeki şerhin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tapu iptal ve tescil ve tapu kaydı üzerindeki şerhin kaldırılması talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, müdahalenin meni talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Giresun ili ... ilçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 132 ada 2 parsel sayılı 2901,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.

Davacı vekili; dava konusu Giresun ili ... ilçesi... Köyü Mağzı Yatağı mevkiinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı şahıs adına tespit gördüğünü, davalı kurum lehine de havai irtifak ... tesis edildiğini, davacı idare tarafından yapılan incelemeler sonucunda, dava konusu taşınmazın orman vasfı taşıdığının tespit edildiğini beyanla, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, haksız müdahalenin menine, taşınmazın tapu kaydında bulunan şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...; dava konusu taşınmazın babası ... Kaboğlu'ndan kalan taşınmaz olduğunu, doğduğundan beri taşınmazın fındık bahçesi olduğunu, orman ile hiçbir alakası olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın kurum tarafından kamulaştırılan ve irtifak ... tesis edilen bir yer olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 08.02.2012 tarihli ve 2009/50 Esas, 2012/36 Karar sayılı kararla; "davanın kabulü ile ... ilçesi... köyünde bulunan 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; davalı ...'nun dava konusu taşınmaza müdahalesinin men'ine; dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde taşınmaz üzerine davalı ... lehine konulan şerhin kaldırılmasına" karar verilmiştir.

Hükmün davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2013 tarihli ve 2012/12573 Esas, 2013/2495 Karar sayılı ilamıyla; ".... Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116,4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 Esas-Karar; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 Esas-Karar ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 Esas-Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 14.04.2015 tarihli ve 2013/205 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararla; "davanın kabulü ile Giresun ili ... ilçesi... köyünde bulunan 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların dava konusu 132 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik müdahalelerinin men'ine; dava konusu Giresun ili ... ilçesi... köyünde bulunan 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesine davalı ... lehine konulan irtifak ... şerhin kaldırılmasına" karar verilmiştir.

Hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.10.2016 tarihli ve 2016/7928 Esas, 2016/9508 Karar sayılı ilamıyla; ".... 1) Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve uzman orman bilirkişiler kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre mahkemece taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı gerçek kişinin tapu iptal ve tescile yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Davalı ...'nun elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmaz, davalı tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihe kadar davalı tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatma söz konusu olmadığından, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalının dava konusu taşınmaza elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "dava konusu ... ilçesi ...köyünde kain 132 ada 2 parsele yönelik olarak açılan davada tapu iptal ve tescil yönünden 2013/205 esas, 2015/114 karar sayılı karar Yargıtay tarafından onanarak 23.02.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu Giresun ili ... ilçesi... köyünde bulunan 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesine davalı ... lehine konulan irtifak ... şerhin kaldırılmasına yönelik 2013/205 esas, 2015/114 karar sayılı karar temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu ... ilçesi ...Köyünde kain 132 ada 2 parsele davalı ...'nun el atmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine" karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.