SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi gereğince gerekçeli kararın, sanık ...'nun aynı zamanda MERNİS adresi olan 12.04.2016 tarihli sorgusunda beyan ettiği son bilinen adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğe çıkartılmadan, doğrudan aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğine ilişkin 09.06.2016 tarihli işlemin usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın öğrenme üzerine 20.06.2016 tarihli dilekçesi ile hükümleri süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 18.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Sanık ...'nun temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.

B. Sanık ...'nun temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.

1. Sanıkların, katılan ...'dan satın aldıkları dorse karşılığında suça konu 9.200,00 TL bedelli sahte çeki verdikleri iddia olunmuştur.

2. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.12.2015 tarihli raporunda; tetkike konu çekin orijinal olduğu, ancak çek üzerinde belirli bölümlerde fiziksel silintilerin mevcut olduğu, söz konusu bölümlerdeki evvelce mevcut ibarelerin fiziksel yolla silinerek bahse konu bölümlere halen mevcut ibarelerin basıldığı, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkat çekmeyeceğinden söz konusu çekin aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.

3. Mahkemece, sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, kriminal raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.