HÜKÜMLER: 1.Sanıklar ... ve ... hakkında beraat
2.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi
3.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığı
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin değerlendirilmediğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Suça sürüklenen çocukların farklı tarihlerde tezgahta sigara satarken yakalanmalarına ilişkin zincirleme suça konu eylemlerinin davaya konu edildiği, olaylarda kaçak sigaraların ele geçirildiği, zincirleme suça konu eylemler nedeniyle açılan davalar nedeniyle birleştirme kararları verildiği, suça sürüklenen çocukların ebeveynleri olan sanıklar ... ve ... hakkında 02.04.2014 tarihli eylem nedeniyle suça sürüklenen çocukları atılı kaçakçılık suçuna azmettirmekten dava açıldığı anlaşılmıştır.
Sanıkların savunmalarında; çocuklarını kaçakçılık suçuna azmettirmediklerini, herhangi bir şekilde yönlendirme yapmadıklarını ve sermaye sağlamadıklarını, çocuklarının mendil satışı yaptığını beyan ettikleri görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk ...'in savunmasında; geçmişte sigara sattığını ancak artık bu işi yapmayı bıraktığını beyan ettiği görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk ...'in savunmasında; sigara satmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 12.01.2015 tarihli eylemi nedeniyle düzenlenen Adli Tıp Kurumu Raporunda "fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin" belirtildiği, Adli Tıp Kurumu raporu ve sosyal inceleme raporu değerlendirilerek yapılan Mahkeme gözleminde de aynı kanaate varıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Kararları Yönünden
Sanıkların savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemeleri, suça sürüklenen çocukları azmettirdiklerine ilişkin dosyada delil bulunmaması, dosyada mevcut sosyal inceleme raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Şeklindeki Karar Yönünden
Suça sürüklenen çocuğa atılı eylem için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı maddenin ikinci fıkrası gereği, suça sürüklenen çocuk 12.01.2015 tarihli eylem sırasında 15 yaşını doldurmamış olduğundan zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olarak uygulanması gerektiği, zamanaşımını kesen son işlemin suça sürüklenen çocuk ... için 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği 24.02.2015 tarihli savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
C.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Suça sürüklenen çocuğa atılı eylem için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı maddenin ikinci fıkrası gereği, suça sürüklenen çocuk zincirleme suça konu eylemler sırasında 15 yaşını doldurmamış olduğundan zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olarak uygulanması gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Şeklindeki Karar Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.