Taraflar arasındaki 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulaması sırasında kesilen Düzenleme Ortaklık Payı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Mahkemenin görevsizliği yönünden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulaması sırasında kesilen Düzenleme Ortaklık Payı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğundan bahisle dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacıların maliki bulundukları 115 ve 119 parsel sayılı taşınmazlarda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince imar uygulaması yapıldığı, söz konusu maddede belirlenen % 35 oranında davacılardan Düzenleme Ortaklık Payı kesildiği ve kalan miktar için de davacılara imar parsellerinden hisse verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacıların düzenleme ortaklık payına kesilen hissesi ile ilgili talebinin, kamulaştırmasız el atma sonucu meydana getirilen zararın tazmini olarak nitelendirilip, 11.02.1959 gün ve 17/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, davaya bakmanın adli yargının görevi dahilinde olduğu gözetilerek;
Tarafları ve konusu aynı olan, Dairemizin denetiminden geçerek onanan Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/156 esas, 2011/8 karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş olduğu, her ne kadar davacılar vekilince bu dava tarihinden sonraki vakalara dayanılarak davanın açıldığı belirtilmiş ise de; ... yazısından ilk dava tarihinden sonra yeni bir imar uygulaması yapılmadığı anlaşıldığından, bu bağlamda kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin görevsiz olduğundan bahisle red karar verilmesi doğru değil ise de; karar HMK 115/2 maddesine dayanılarak verildiğinden, hüküm sonucu itibari ile doğrudur.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.