Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 27/03/2012 gün ve 2011/1370-2012/4967 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili Avukat ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine, yapılan hatalı işlemden dolayı davalı noterin sorumlu olduğu, davacının bölüşük kusuru da gözetilerek maddi zararın kapsamının belirlenmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, kararın düzeltilmesi davalı tarafından istenmiştir.
Dava konusu olayda; araç alım satım işi ile uğraşan davacı, davalı ...'nun noterliğince sahte kimliğe dayalı olarak düzenlenen vekaletnameye istinaden araç satın almış ve bu aracı dava dışı müşterisine satmıştır. Sahteciliğin ortaya çıkmasından sonra davacı, dava dışı müşterisine aracın bedelini ve satış işlemleri için yaptığı masrafı geri ödemek zorunda kalmıştır. Davacı, vekaletnameyi düzenleyen noterliğin kullanılan kimliğin sahteliğinin araştırılması hususunda gerekli dikkati göstermediği, internet üzerinden yapılan sorgulamada kullanılan kimliğin gerçek olmadığının tespit edildiğini belirtmiş ve sistem üzerinden yaptığı araştırmaya ilişkin 30/10/2004 tarihli belgeyi dosya kapsamına sunmuştur. Bahsi geçen bu belgeden, sahte olarak düzenlenen nüfus kimlik bilgileri sistemden sorgulandığında' yapılan sorgulamaya uygun TC kimlik bilgisi bulunamadı' şeklinde sistemin cevap verdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilen davalının yapılan hatalı işlemden Noterlik Yasası'nın 162. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davacının bölüşük kusurunun da gözetilerek maddi zararın kapsamının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmuş ise de; dava konusu olayın meydana geldiği tarihte kimlik sorgulamasının yapılmasına olanak sağlayan sistemin bulunmadığı, bu nedenle davalının üzerine düşen araştırma yükümlülüğünün yerine getirip getirmediğinin tespitinde, kullanılan sahte kimliğin aldatma yeteneğine sahip olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dairece karar değişik nedenle bozulduğundan davalının karar düzeltme istemi HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli; bozma kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenle değişik şekilde bozulmalıdır.
Davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne; bozma ilamının kaldırılmasına ve kararın yukarıda gösterilen nedenle değişik şekilde BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.