Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.02.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 269 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalılar duruşmadaki beyanlarında, davalı ...'un oturduğu evi eşi ile yaptığını, evlerden diğerinin ise davalı ...'a ait olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, taşınmaz değerinin muhdesata isabet eden %28'inin davalılardan ...'a, kalanının ise taraflara tapu kaydındaki hisseleri oranında dağıtılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... ve davalı ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olaya gelince; dosya içerisine alınmış
01.02.2016 tarihli inşaat bilirkişi ve fen bilirkişi raporunda, dava konusu 262 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde iki adet tek katlı ev bulunduğu, evlerden tekinin davalı ...'a, diğer tekinin ise davalı ...'a ait olduğunun taraflarca kabul edildiği, bu hususta taraflar arasında çekişme olmadığı halde muhdesata isabet eden kısmın tamamının davalı ...'a aidiyetine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.