Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın aldığı ceza miktarı itibariyle takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 53/1 maddeleri uyarınca 2 kez 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın eylemine uyan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunda TCK'nın 136/1,43,62,53. maddeleri uyarınca 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kesin, somut ve yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın babasıyla ikamet ettiği evin balkonuna poşet bırakıldığı, poşetin içinde baş kısmı katılana ait olmakla birlikte fotoshop yöntemiyle değiştirilip başkasına ait göğüs görüntüsüyle birleştirilen fotoğrafın bulunduğu, bahse konu fotoğrafın yine benzer yöntemle zarf içinde tanık Mustafanın işyerine bırakıldığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın katılanlara yönelik eylemi bir bütün olarak değerlendirildiğinde değişen suç vasfıyla sanığın eylemine uyan TCK'nın 136. Maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak yayma veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.