Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
... İlçesi'nde 1994 yılında yapılan kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 236 ada 1 ve 244 ada 4 parsel sayılı 1.180,26 ve 8.925,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 hisselerle ... ile ... adına tespit ve 05.11.1994 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı ( ... mirasçısı) ..., çekişmeli taşınmazda 1/2 hisse ile malik görünen ... miras payını babası ... ’e sattığı halde kadastro çalışmaları sırasında ... adına 1/2 pay yazılmasının hatalı olduğu iddiasına dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle 8.7.2015 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.