Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, otuzüç adet taşınmazdaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkindir. Davacı 103 ada 298 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davasından vazgeçtiğini yargılama sırasında beyan etmiştir. Mahkemece vazgeçilen parsel haricindeki diğer dava konusu otuziki adet taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 644. maddesi gereğince elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verilirken, paydaşlar; kök mirasbırakanın mirasçılık belgesine, mirasbırakandan sonra vefat eden mirasçılar var ise bunlara ait mirasçılık belgeleri ve TMK'nun 677. maddesi gereğince yapılan pay temliklerine göre tespit edilmeli, oluşan duruma göre sahip oldukları hisse miktarları dikkate alınarak, paylı mülkiyet payları hesap edilerek hüküm kurulmalıdır.
Davaya konu edilen taşınmazların 22.05.2007 tarihinde yapılan kadastro tespitleri sonucu davacı ... ile davalılar ..., ... ve ... adlarına verasette iştirakli olarak kayıtlı olduğu ve dosyada mevcut kök muris ...'ın mirasçılık belgesinde ise tapudaki maliklerden başka mirasçılarının da bulunduğu görülmektedir. Davaya konu taşınmazlardaki miras paylarının, bir kısım mirasçılar tarafından TMK'nun 677.maddesi gereğince davacıya devredildiği tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mahkemece tapu kaydına dayanak teşkil eden mirasçılar arasındaki pay temliklerine ilişkin kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek, pay temliklerinin hangi mirasçılar arasında yapıldığı, ve payları belirlenerek hüküm kurulması gerekirken pay temlikleri nazara alınmadan yazılı şekilde kök muris ....'ın mirasçılık belgesi dikkate alınarak mirasçılık belgesinde belirtilen tüm mirasçılara pay verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.