Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarından, sanığın beraatına ilişkin hükümler, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Antalya Barosuna kayıtlı olarak avukatlık görevini yapan sanığın, katılandan aldığı vekaletname gereğince vekil sıfatıyla takip ettiği, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/136 esas sayılı dosyasının kısmen katılan lehine sonuçlanması üzerine, mahkeme ilamından doğan asıl alacak ve vekalet ücretinin tahsili için sanık avukat tarafından Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2010/20475 sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı, katılanın talep etmesine rağmen icra takibinin safahatı hakkında katılana bilgi vermediği, ayrıca icra dosyasından toplam 9.113,04 TL tahsil ettiği halde, katılanın adresini bilmesine rağmen, katılana ulaşamadığını belirterek Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi'nden tevdi mahalli tayini istediği ve 23/05/2011 tarihinde tevdi mahalli tayini yapılmasına ve bu kararda kendisine bildirilmesine rağmen, eksik ve gecikmeli olarak 16/06/2011 tarihinde 6.323,00 TL'yi katılan adına banka hesabına yatırdığı, bu surette sanığın görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda, katılanın ne tür bir bilgi ve belge istediğini tam olarak açıklayamadığı, katılanın tüm yargılama aşamalarından asil sıfatı ile her zaman istediği bilgi ve belgeleri mahkeme ve icra dosyasından alabileceği, ayrıca katılan ile avukatı sanık arasında ödenmesi gereken para hususunda ihtilaf olduğu, bu ihtilaftan kaynaklı olarak sanık tarafından tevdi mahalli tayini istendiği ve makul sayılabilecek süre zarfında katılana ait olduğunu düşündüğü parayı katılan adına banka hesabına yatırdığı, katılanın daha fazla para alması gerektiği yönündeki iddiaların ise hukuk mahkemelerinde çözümü mümkün hukuki ihtilaf mahiyetinde anlaşmazlık olduğu, tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın suçun sübut bulduğuna dair temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.