Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
06/09/2011 tarihli ilk oturumda kimlik tespiti yapılıp, iddianame ve ekleri okunup hakları hatırlatılan sanığın, sorulan sorulara mantıksız cevaplar vermesi ve görüntü itibariyle akli melekelerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle savunmasının alınmadığının belirtilmesi, 01/11/2011 tarihli oturumda sanığa Baro tarafından Av. ...'ın müdafii olarak görevlendirilmesi ancak sanığın hazır bulunmaması nedeniyle ifadesinin alınmamış olması, 13/09/2012 tarihli oturumda ise müdafiinin hazır bulunmamasına ve henüz Adli Tıp Kurumu raporunun dönmemiş olmasına karşın sanığın hazır bulunması ve söz alarak suç tarihini ve yerini sorup sonrasında suçlamayı kabul etmediğini, 2007 yılından beri cezaevinde olduğunu, suçsuz olduğunu söylemesi şeklindeki beyanının ise usulüne uygun olarak alınmış bir sorgu olarak kabul edilemeyeceği nazara alınmadan ve son celse zorunlu müdafii hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı CMK'nın 147,191. ve 188/1. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.