Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuklar savunmalarında, suça konu iki adet aküyü bulduklarını söylemeleri, suça sürüklenen çocukların, bu aküleri çaldıklarına dair herhangi bir delilin bulunmaması karşısında; suça sürüklenen çocukların eylemlerinin uzlaşmaya tabi olan TCK'nın 160. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden suça sürüklenen çocukların eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;

1-Katılanın olay günü saat 20.30'da aracını park ettiğini, ertesi sabah saat 07.00'de baktığında hırsızlık olduğunu gördüğünü belirtmesi ve UYAP'dan alınan güneşin batış çizelgesine göre, suç tarihinde gece vaktinin saat 18.41'de başlayıp saat 06.05'de bittiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde gösterilip tartışılmadan suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,

2-Suça sürüklenen çocukların, katılana ait otobüsün kilitli vaziyette bulunan motor bölümünü açarak aküleri çalma biçimindeki eylemlerinin TCK'nın 142/1-b maddesi kapsamında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, suç vasfında yanılgı sonucunda aynı Yasa'nın 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepden dolayı BOZULMASINA, 21/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.