Değişen suç vasfına göre zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen eylemde icbar unsurunun bulunmadığı sübutu halinde ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 250 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 09.09.2015 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası da gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.