Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesi kararının, sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/121 Esas, 2013/732 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli ve 2012/111 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararıyla denetim süresi içinde sanığın kasıtlı suç işlediği ihbarı üzerine Mahkemenin 04.04.2019 tarihli ve 2018/788 Esas, 2019/187 Karar sayılı kararıyla hüküm aynen açıklanmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanığın temyizinin gerekçe içermediği görülmüştür.
2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi; sanığın, salt itmeden ibaret eylemin cebir boyutunda olmadığına, eylemin şikâyetçi polis memurlarının görev ve yetki sınırları içerisinde basitçe bertaraf edilebilir nitelikte bulunduğuna, bu nedenle görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığına, dolayısıyla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna yöneliktir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, polis memuru olan şikâyetçilere bir başka şahıs hakkında uyguladıkları adli işlemler sırasında müdahalede bulunarak şahsın kaçmasına sebep olduğu, şikâyetçileri iteklediği, meydana gelen arbede sırasında ekip arabasının bir amortisörünün eğildiği ve böylece üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, Yerel Mahkemece; sanık savunması, şikâyetçi anlatımları, görevlendirme yazısı, görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla şikâyetçiye yönelik işlemesine rağmen cezasında 5237 Sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım yapılmaması hukuka aykırı görülerek, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün kaldırılmasına ve yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; sanığın yüzüne karşı verilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'a göre kanunî süre içinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi ve 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller karşısında, temyiz sebebi olarak ileri sürülen hususta İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Ancak,
Sanığa ek savunma ... verilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılması,
Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyizi ve Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, incelemeye konu kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.