Sanıklardan ..., ... ve
... hakkında istinaf başvurularının esastan
reddi, sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince zimmet
suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak
görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Bakanlığı ile S. S. ... vekilleri

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2016/194 Esas, 2017/407 sayılı Kararı ile sanık ...'in basit zimmet suçundan mahkumiyetine, diğer sanıkların ise aynı suçtan beraatlerine karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/763 Esas, 2018/2685 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine, diğer sanıklar hakkında ise istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

1.Katılan S.S. ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'in eyleminin zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, beraat kararı verilen tüm sanıklar hakkında eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna ve sair hususlara,

2.Katılan ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; tüm sanıklar hakkında zimmet suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna ve bu suçtan cezalandırılmaları gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğuna ve sair hususlara,
İlişkindir.

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık ...'in yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesi kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, kooperatif yönetim kurulu başkanı olan sanık hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/763 Esas, 2018/2685 sayılı Kararına yönelik katılanlar S.S. ... ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanıkların üzerlerine atılı suçlar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.