Düşme
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.04.2017 tarih ve 2017/29 Esas, 2017/569 Karar sayılı kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, atılı suçun kanunda öngörülen şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusu sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı bildirilen incelemeye konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararı ile karar tarihinden önce yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'la eklenen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16 ncı maddesi uyarınca, suça konu yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alındığından, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
Katılan Kurum vekilinin temyiz isteğinin; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, yapı kayıt belgesi alınmasının devam eden ceza yargılamasını düşürmeyeceğine, yapı kayıt belgesinin davaya konu yapıya ait olup olmadığı, geçerliliği, yapı sınıfı ve grubu gibi unsurlar yönünden araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hükmün kurulduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İmar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın yapı kayıt belgesini alarak imara aykırılığı giderdiği gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesi delaletiyla 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Tekirdağ Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 24.07.2019 tarih ve 15351 sayılı yazısında suça konu imara aykırı yapıya ilişkin olarak, imara aykırılığı kapsayacak şekilde yapı kayıt belgesinin alındığı belirtilerek yazıları ekinde yapı kayıt belgesinin gönderildiğinin anlaşılması ve düşme kararının yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; kişinin ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılan kamu davasının düşmesine karar verileceğinin düzenlenmesi karşısında, düşme kararı verilmesinde ve sanık hakkında açılan kamu davasının yargılaması sonucunda düşme hükmü kurulmuş olması karşısında, vekalet ücreti verilmemesi yönünde Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında katılan Kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.