I) Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 01.06.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 15.06.2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı Kanun'un 152/2-a maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 16.09.2021 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ekindeki Prof. ...Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesince düzenlenmiş olan 13.06.2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile sanıkta "Atipik Psikoz" rahatsızlığı olduğunun belirlendiği ve adli sicil kaydının incelenmesinde de sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın mevcut olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca suç zamanı olan 07.05.2015 tarihi itibarîyla işlediği fiilin hukukı anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı veya önemli derecede olmamakla birlikte fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden heyet raporu alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 152/2-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde arttırım miktarının öngörüldüğü bölümde yer alan, “Verilecek ceza iki katına kadar artırılır” cümlesindeki “İki katına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Bir katına” ibaresinin eklenmiş olduğu gözetilmeden sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca verilen cezanın aynı Kanun’un 152/2-a maddesi uyarınca 3/2 oranında arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.