Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli, 2015/84 Esas, 2015/116 Karar sayılı kararı ile sanığın, değişik tarihlerde mağdureyi arabasına alarak cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtme ve öpüşme şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 43,62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5,43,62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.02.2019 tarihli ve 14-2015/309333 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanığın Temyiz İsteği
Mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğü, görüntü itibariyle mağdurenin büyük gösterdiği, mağdure ile çok sık görüşmedikleri, facebookta yaşını büyük söylediği, sanığın da yaşının on sekizden küçük olduğu, beraati yerine mahkumiyetine karar verildiği, alt sınırdan uzaklaşıldığı, vasıflandırmada hataya düşüldüğü, fazla ceza tayin edildiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmeyerek temyiz sebepleri reddedilmiş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede kısmi bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, sayın üyeler ... ile ...'nun karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.

29.03.2015 tarihinde otel arkasında bulunan araç içerisinde, şahısların uygunsuz vaziyette görüldükleri ihbarını alan kolluk görevlilerinin olay yerinde yaptıkları araştırmada, araç içerisinde bulunan şahısların yarı çıplak durumda oldukları tespitinin yapılması üzerine gerçekleşen olayın intikal şekli, olaydan en son olayın gerçekleştiği tarihinde 13 yıl 8 aylık olan mağdure ile 18 yıl 4 aylık sanığın aynı mahalleden komşu oldukları,sanığın aşamalarda mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediği, 16-17 yaşlarında olduğunu söylediği, baba bir anne ayrı kardeşi ... ile aynı sınıfta okuduğunu bildiği ancak kardeşinin de gerçek yaşını tam olarak bilmediğine yönelik savunmaları, mağdure ile sanığın intikalden bir yıl önce arkadaş oldukları ancak intikalden iki üç ay önce sevgili oldukları yönündeki beyanları, facebook üzerinden konuşmalarının başladığı ve sıkça bir araya gelmediklerinin mağdure beyanları da desteklendiği, mağdurenin facebook isimli sosyal iletişim ağında doğum tarihini 20.07.1996 olarak gösterdiğinin dosya içerisindeki belgelerden anlaşıldığı, mağdurenin hastane doğumlu olduğu, mağdurenin dış görünüşüne ilişkin mahkemece gözlem yapılmadığı, dosya arasında görüntülerin de bulunmadığı, mağdurenin de mahkemede yaşa ilişkin sanıkla aralarında konuşma geçmediği şeklinde beyanları dikkate alınarak somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata koşullarının oluştuğu kanaatinde olduğumuzdan mahkumiyet hükümlerinin onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.