Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... İdaresi vekili, 21.02.2008 tarihli dava dilekçesinde; Antalya ili Kundu Köyü sınırları içinde bulunan 12720 ada 1 sayılı parsel ve 12721 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını, zamanaşımı ve zilyetlik gibi sebeplerle ihtisabının mümkün olmadığını, Devlet ormanı olan bir yere sonradan tapu verilemeyeceği gibi orman sınırları içinde kalan tapularında hukukî geçerliliklerini yitireceğini belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi ... Köyü 12720 ada 1 sayılı parsel ve 12721 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/10342 Esas, 2015/2274 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/10342 Esas, 2015/2274 Karar sayılı kararında özetle; "davacı ... İdaresinin 21.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle, Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/56 Esas sayılı dava dosyasında, Antalya ili, Kundu köyü sınırları içinde bulunan 12720 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını, zamanaşımı ve zilyetlik gibi sebeplerle iktisabının mümkün olmadığını, Devlet Ormanı olan bir yere sonradan tapu verilemeyeceği gibi orman sınırları içinde kalan tapularında hukuki geçerliliklerini yitireceğini belirterek taşınmazların davalılar adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ettiği, yapılan yargılama sonunda mahkemece, Tapulama Mahkemesinin 1990/80 E. - 1990/246 K. sayılı kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın ve bu kararın temyizi üzerine de Dairenin 24.12.2012 gün ve 2012/3055 E. 2012/14901 K. sayılı ilâmıyla ''İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taraflar arasında Antalya Asliye Hukuk Yargıçlığı'nın 02/11/1948 tarih 1947/388-761 sayılı ve Antalya Kadastro Mahkemesinin 1973/4 - 1988/107 sayılı kararı ve 16/05/1990 gün 1990/80 - 1990/246 sayılı kararlarının kesin hüküm oluşturduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,” karar verildiği, dosyanın davacı ... İdaresinin talebi üzerine karar düzeltme aşamasında olduğu, eldeki dosyada Antalya İli, ... (...) Köyünde yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 12720 ada 1 parsel ve 12721 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/56 Esas sayılı dava dosyasında, Antalya İli, ... Köyü sınırları içinde bulunan, yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 12720 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, hem kesinleşen tahdit haritasına ve hemde yapılan imar planı uygulamasına göre kuzey ve güney istikamette birbirlerine bitişik olup ve ardışık komşu konumunda oldukları, ortada, davacı ... İdaresi tarafından 21.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle aynı nedenle aynı gün açılan iki ayrı davanın farklı mahkemelerin esasına kaydının yapılması nedeniyle davaların kabulü ve reddi şeklinde iki ayrı karar oluştuğu, parselin biri hakkında verilecek olumlu ya da olumsuz kararın kesinleşmesi halinde diğer parsellerin hukukî durumlarını etkileyeceğinden aralarında hukukî ve fiilî bağlantı nedeniyle dava dosyalarının HMK'nin 166. maddesi gereğince öncelikle birleştirilerek ya da aynı mahkemece birlikte aynı gün yargılaması yürütülerek sonuçlandırılması gerektiği, dava konusu Antalya ili, ... (...) köyünde yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 12720 ada 1 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliği ile 1669.00 m2 yüzölçümlü olarak ½ şer hisse ile ... ve ... adlarına 31.12.1997 tarih ve 10402 yevmiye ile yine 12721 ada 1 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliği ile 1731.00 m2 yüzölçümlü olarak ½ şer hisse ile ...,... adlarına 31.12.1997 tarih ve 10402 yevmiye ile tescil edildiği, yine, dava dışı olan ve Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/56 Esas sayılı dava dosyasında, aynı nedenle dava konusu edilen Antalya İli ... (...) Köyünde yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 12720 ada 2 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliği ile 1200.00 m2 yüzölçümlü olarak 199/2400 hisse ..., 199/2400 hisse ..., 2002/2400 hisse Hazine adlarına 31/12/1997 tarih ve 10402 yevmiye ile tescil edildiği, Antalya İli, ... (...) Köyünde ilk kez imar uygulaması 05.01.1994 tarihinde, ilave ek imar uygulamasının ise 31.12.1997 tarihinde yapıldığı, dava konusu 12720 ada 1 parsel sayılı ve 12721 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı 12720 ada 2 parsel sayılı taşınmazınn öncesinde; Antalya ili, ... (...) köyü 792 numaralı kadastro parselinden geldiği, Antalya ili, ... (...) köyünde genel arazi kadastrosu 766 sayılı Kanuna göre 14.11.1967 tarihinde yapıldığı, kadastro tesbitine esas alınan dosyanın davacısı ... Ak tarafından Orman İdaresi aleyhine açılan orman kadastrosuna itiraz ve elatmanın önlenmesine ilişkin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.11.1948 tarih ve 1947/388 E. 1948/761 K. sayılı dosyasında davanın kabulüne keşif sonrası alınan fen bilirkişi krokisinde hudutları yazılı bulunan 1000 dönümlük yarı yarıya mülkiyeti müşterek gayr-i menkulün 55 dönüm murabbasının tarla ve ziraat arazisi olduğundan tahdit dışında bırakıldığı, geriye kalan 945 dönüm yani 868.000 metrekarelik sahanın Eylül 1927 tarih ve 124 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı anlaşıldığından 4785 sayılı Kanun'un 2. maddesi (B) bendi gereğince sahipli fıstık çamı olduğu anlaşılmakla 868.000 m2 yerin “Tahdit Harici bırakılmak ve Tahdit Komisyon Kararını kaldırmak suretiyle süresi içinde açılan dava vechile davalı yere davalı idarenin vaki müdahalesinin menine,” karar verildiği, hükmün temyizi üzerine önce Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.01.1951 tarih ve 1950/4361 E. 1951/237 K. sayılı ilâmı ile bozulduğu daha sonra tashihi karar isteminin kabul edilerek Dairenin 27.9.1958 tarih ve 1958/6248-5131 E.K. sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, daha sonra, ... Köyünde 14.11.1967 tarihinde 766 sayılı Kanuna göre yapılan genel arazi kadastrosunda 792 parsel sayılı taşınmazın 868.000 m2 yüzölçümüyle ve çam fıstıklığı niteliği ile K. Evvel 1313 tarih 62 numaralı ve Eylül 1927 tarih ve 124 numaralı kayıt ile yarı hissesi ... Ak üzerine yine 29.6.1950 tarih ve 51 numaralı kaydın yarı hissesi ... Ak üzerine iken bu hisseler 14.08.1950 tarih ve 19 numaralı tapu kaydı ile birleştirilerek tam hisse haline dönüştürülen tapu kaydı esas alınarak tesbitinin yapıldığı, ancak, ... Ak tarafından açılan ve kesinleşen Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.11.1948 tarih ve 1947/388 E. 1948/761 K. sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin hükmün yapılan hisse aktarımı nedeniyle taşınmazın tamamına mı yoksa ½ yarısına mı ait olduğu konusunda komisyonca kanaat oluşmadığından konunun mahkemece halledilmek üzere tutanağın malik hanesi açık bırakılarak kadastro mahkemesine devrine karar verildiği, bunun üzerine Hazine, Orman İdaresi ve Zeliha Tarancı tarafından ... Ak mirasçılarına karşı açılan Antalya Tapulama Mahkemesinin 1967/353 E. 1991/477 K. sayılı kadastro tespite itiraz davası sonunda Hazine ve Orman İdaresinin davasının reddine ve 792 parsel sayılı taşınmazın ... Ak mirasçılarına tesciline karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 31.3.1972 gün ve 1972/141-2342 E.K. sayılı ilâmı ile hükmün bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 18.04.1988 gün 1973/4 E. 1988/107 K. sayılı kararı ile Orman İdaresi ve Hazinenin davasının reddine ve ... Ak; mirasçılarının davasının kabulüne 792 parsel sayılı taşınmazın ... Ak mirasçıları adına tapuya tesciline dair verilen kararın temyizi üzerine onandığı ve karar düzeltme üzerine onama kararının kaldırılarak Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 13.02.1990 sayılı ve 1989/12071 - 1990/1590 sayılı tashihi karar üzerine verilen kararında hükmün Hazine yönünden bozulmasına karar verildiği, dava konusu taşınmazın 415.500 m2 miktarındaki bölümün payları oranında kayıt malikleri adına, geri kalan 452.500 m²'lik bölümün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak 16.05.1990 gün ve 1990/80-246 E.K. sayılı karar ile Hazinenin davasının kabulü ile krokide (A) harfi ile gösterilen 415.500 m2 miktarındaki bölümün payları oranında ... Ak mirasçıları adına, krokide (B) harfi ile gösterilen 452.500 m2 miktarındaki bölümün Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, hükmün Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 31.01.1991 gün ve 1990/9865 E.1991/876 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, çekişmeli 792 parselin, bu hükmün infazı sonucunda ifraz edilerek 857 parselin 415.500 m2 olarak ... Ak mirasçıları adına, 858 parselin 452.500 m2 olarak Hazine adına tescil edildiği, daha sonra yapılan imar uygulaması nedeniyle dava konusu 12720 ada 2 sayılı parsel ile dava dışı 12720 ada 1 sayılı, 12721 ada 1 sayılı parsellerin, Hazine adına tescil edilen 858 parsel içerisinde kaldığı tesbit edilmesine karşın, yukarıda izah edildiği şekilde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.11.1948 tarih 1947/388-761 sayılı ve Antalya Kadastro Mahkemesinin 1973/4 - 1988/107 sayılı kararı ve Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/05/1990 gün 1990/80 - 1990/246 sayılı dosyalarında Orman İdaresinin ve Hazinenin taraf olduğu kararlarının ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu ve hükmen orman sınırları dışında bırakıldığı hususunun kuşkusuz olduğu, ancak; Hazine adına tescil edilen 858 parsel sayılı taşınmazın, Milli Emlak Müdürlüğünün (MEM) 2.7.1993 tarih ve 64380 sayılı yazıları ile Orman Genel Müdürlüğüne (OGM) tahsis edildiği, tahsisin iptal edildiğine ve ya geri alındığına ilişkin dosyada bir bilgi ve belge olmadığı, Antalya İli, ... (...) Köyünde ilk kez imar uygulamasının 05.01.1994 tarihinde, ilave ek imar uygulamasının ise; 31.12.1997 tarihinde yapıldığı, çekişmeli parsellerin içerisinde bulunduğu Hazineye ait olan 858 parsel sayılı taşınmazın Milli Emlak Müdürlüğünce 02.07.1993 tarihinde Orman Genel Müdürlüğüne tahsisinden sonra yapılan imar uygulamasına ve buna dayalı olarak yapılan satış ve tescile değer verilemeyeceği" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda,Yargıtay bozma ilamında Orman İdaresi tarafından 21.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle aynı nedenle aynı gün açılan iki ayrı davanın farklı mahkemelerin esasına kaydının yapılması nedeniyle davaların kabulü ve reddi şeklinde iki ayrı karar oluştuğu, parselin biri hakkında verilecek olumlu ya da olumsuz kararın kesinleşmesi halinde diğer parsellerin hukukî durumlarının etkileneceği belirtilerek dosyaların birleştirilmemesi sebebiyle kararının bozulduğu, Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/327 Esas sayılı dosyasında karar verilmesi sebebiyle birleştirmenin mümkün olmadığı, bu itibarla ilgili dosyanın bekletici mesele yapılarak sonucunun beklendiği, neticeten ilgili dosyada yapılan yargılama neticesinde taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verildiği, eldeki dosya ile kesinleşmesi beklenen dosyada davaya konu edilen taşınmazların komşu parseller olup aynı imar uygulaması neticesinde oluştuğu, eldeki davada dava konusu edilen parsellerin orman vasfında olduklarının yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları neticesinde tespit edildikleri gerekçesi ile, davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Kundu Mahallesi 12720 ada 1 parsel ve 12721 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.