Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/05/2011 tarih ve 2006/274-2009/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalılardan ...'in 15.000 TL bedelli çeki, keşidecisi kendisi, lehtarı davacı şirket olacak şekilde kaşe ve imzaladığını, dava dışı ... isimli kişiye ciro ettiğini, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle takibe konulduğunu, 9.850 TL'nın davacı şirket tarafından ödendiğini, adı geçen çekin şirket kayıtlarında yer almadığını, ticari faaliyeti kapsamında verilmediğini, yine davalı ... ...'un ablasından 29.000 TL borç para alındığını, buna mukabil şirkete ait 3 adet çek verildiğini, bu paranın hiçbir zaman şirket hesabına girmediği halde, müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca davalı ... tarafından 4.000 TL bedelli, davalı ... tarafından 6.000 TL bedelli çeklerin Adnan Yıldırım isimli kişiye verildiğini, üzerinde şirket cirosu olduğu için ödemede bulunduklarını, bu miktarın da şirket kayıtlarında yer almadığını, davalıların şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 51.948 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 15.000 TL çeke mukabil 9.850 TL ödendiği iddiası dışında davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.850 TL'nın davalı ... ve ...'tan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 4.000 ve 6.000 TL çeklerle ilgili olarak davacı şirket tarafından ödeme yapıldığının ispat edilememesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, dava dışı ...’den karşılığında bir şey alınmadığı halde, 29.000 TL çek verildiğini ve çek bedellerinin şirket kasasından ödendiğini ileri sürmüş ve mahkemece de benimsendiği üzere 29.000 TL çek karşılığında şirket tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Ancak, dava konusu 29.000 TL ile ilgili olarak davalılar tarafından tutulan şirket kayıtlarında dahi bir bilgi olmadığı gibi bu miktar paranın şirket kasasına girdiğine ilişkin bir delil de mevcut değildir.Bu durumda kusur sorumlusu durumunda bulunan davalıların çek karşılığında şirket kasasına para girişini kanıtlamış olmaları gerekir. Fakat mahkemece, bu açıklamalar nazara alınmadan, ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, davacı tarafa yemin teklif edilmesi ve bu yemine dayalı olarak da davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.