Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesine açılıp, 2009/298 esas sayılı dosya üzerinden görülen ve Dairemizce onanarak kesinleşen ilk davanın karar tarihinden sonra yapılan revizyon imar planı ile davacıların 27793 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin 27793 ada 7 parsel numarasını aldığından davacıların 27793 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki paylarının tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bent olarak (Dava konusu edilen Ankara ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 27793 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki, davacılar murisi ... adına kayıtlı 5487/2650130 oranındaki payın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.