Davacı, davalıya ait işyerinde 08.11.2000-10.06.2009 tarihleri arasında aralıksız geçen çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; Davanın kısmen kabulüne 08/01/2001-30/04/2003, 02/06/2003-14/03/2006, 13/05/2006-05/10/2008 tarihleri arasında davacının hizmet akdi ile davalı işyerinde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum ve diğer davalı avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.05.2008 gün ve 10-370/410 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yargılama giderleri, davada haksız çıkan, yani, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmelidir. Eğer, davayı kazanan taraf davayı bir vekil aracılığı ile takip etmişse, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir. Davada, haksız çıkan tarafta, birden fazla kişi varsa, mahkemece, yargılama giderleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesine göre davadaki ilgilerine göre bu dava arkadaşları arasında paylaştırılmalıdır. Yine, tefrik edilen davanın artık ayrı bir dava haline geldiği ve bu davada da yapılan yargılama gideri hakkında da ayrıca bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Eldeki davada; dava kısmen kabul edildiğine göre, davalı Kurum, işverenle birlikte haksız çıkmış olup, red sebebinin de ortak olduğu dikkate alınarak tek vekalet ücretine ve yargılama giderlerinin de davalılardan kabul ve reddedilen kısımlara göre birlikte tahsili gerekirken, Mahkemece, hatalı değerlendirme sonucu, sadece davalı kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesi ve diğer davalı vekiline vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tefrik edilen alacak davasında değerlendirilmesine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
1-Hüküm fıkrasında yer alan “Dava kısmen reddedildiğinden Davalı SGK Başkanlığı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre 1200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı SGK Başkanlığı'na verilmesine,
Davacı ve diğer davalı açısında yargılama giderleri ile vekalet ücretinin alacak davasında değerlendirilmesine” kısmının silinerek yerlerine;
“Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine” ve “Davacı tarafça yapılan 75 TL tebligat,50 TL Posta gideri,200 TL bilirkişi ücreti toplamı 325,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları gözönüne alınarak 276.25 TL’sinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,fazlanın davacı üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ...'den alınmasına, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.