Davacı, davalı işveren nezdinde 01.01.1983 tarihinden 14.08.2006 tarihine kadar olan dönemde kesintisiz çalıştığını sigorta primine esas kazancın daha yüksek olduğu halde az gösterildiğini beyanla, sigorta primine esas kazancın tespitini istemiştir.
Mahkemece, 12.12.2011 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle belirtilen dönemler ve kazançlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 18.08.2006 tarihli Encümen kararı dikkate alınmak suretiyle 1999-2006 arası yıllara ait 14.391,94 TL'lik ikramiye, 2000-2006 yılları arasına ait 715.00 TL'lik bayram ikramiyesi olmak üzere toplamda 15.106,94 TL'nin davacının en son çalıştığı ay olan 15.07.2006 - 14.08.2006 arası aya ait olmak üzere prime esas kazançta dikkate alınmak suretiyle tavan kazanç üzerinden, diğer belirtilen ay ve dönemlerde ise ücret bordrolarına itibar edilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yargılama sırasında celp edilen ve geçmiş yıllara ait olan ücret ödeme bordrolarının varlığı karşısında,anılan bordrolarda belirtilen ücretlere itibar edilerek sigorta primine esas kazancın belirlenmesi gerekirken, tahsis işlemleri aşamasında ve geriye dönük olarak yapılan toplu ödemelerin dikkate alınarak hüküm tesisi yerinde değildir.
Öte yandan, tespiti yapılan 15.06.2006-14.07.2006,15.11.2005-14.12.2005,15.08.2004-14.09.2004,15.01.2003-14.02.2003,15.11.2002-14.12.2002,15.11.2001- 14.12.2001,15.11.2000-14.12.2000,15.12.1999-14.01.2000,15.02.1998- 14.03.1998,15.12.1997-14.01.1997 dönemleri yönünden ücret bordrolarına itibar edildiği ifade edilmiş ise de; tespiti yapılan prime esas kazançların 506 sayılı Yasanın 77.maddesi kapsamında ayrı ayrı hangi ödeme kalemlerinden meydana geldiği belirtilmeden; giderek, ücret bordrolarında gösterilen kazançlarla, tespite konu yapılan kazançların birbirleriyle uygunluğunun denetlenmemesi karşısında, anılan bilirkişi raporunun denetime elverişliliğinden bahsedilemez.
Şu halde yapılması gereken iş; yukarıdaki izahatler çerçevesinde ve belirtilen eksiklikleri de giderecek şekilde, yeniden ve usulünce bilirkişi raporu alınarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.