TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1,62,53/2,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine "resmi belgede sahtecilik" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ...'ın "... ..." adına düzenlenmiş pasaport üzerine kendi resmini yapıştırmak suretiyle kullanarak yurda giriş çıkış yapması nedeniyle sahtecilik suçundan dava açıldığı, ayrıca sanığın kendisini suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmadan kurtarmak amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma şeklindeki bir eylemden dolayı TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun unsurları da gösterilmek suretiyle açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde, eylemin vasıf değiştirdiğinden bahisle dava açılmayan suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca ceza tayini suretiyle CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
b- Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması talebi karşısında, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.