Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili ve sanık ... müdafii tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanların .... Medikal şirketinin ortakları oldukları ve tıbbi malzeme ticareti ile uğraştıkları, sanık ...'nın.... Hastanesi müdürü olarak görev yaptığı, sanık ...'ın ... Medikal isimli işyerinin sahibi, sanık ...'in de sanık ...'ın ortağı olduğu, 24/08/2005 tarihli sözleşme ile ... Hastanesi ve ... Medikal arasında gerçekleştirilen ticari ilişki nedeniyle sözleşmeye konu malların miktar ve niteliği ile suça konu çeklerle ödeme şeklinin ve takviminin açık olarak ortaya konduğu, ... Medikal'ın bir takım malzemeleri temin edemeyince tanık ...'nin işletmeciliğini yaptığı ... adli şirketten bu malları temin ederek suç konusu çekleri ... Medikal'e verdikleri, ... Medikal'in de ticari ilişki gereğince çekleri katılanlara ciro ettiği, çeklerin vadeli olarak keşide edildiği, sanık ...'ın 26/09/2005 tarihinde açtığı davaya istinaden Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile suç konusu çeklerin iptaline karar verildiği, bilahare sanık ...’nın da Asliye Ticaret Mahkemesinde 12/10/2005 tarihinde menfi tespit ve çek iptali davası açtığı, gerek sözleşme içeriği gerekse savunma ve tanık beyanlarına göre, medikal işi ile uğraşan sanıklar arasında gerçek ve ticari ilişkinin varlığı ve bu ilişkiye istinaden suç konusu çeklerin keşide ve ciro silsilesi ile katılanlara verildiği, bu itibarla sanıkların katılanlara yönelik her hangi bir hileli davranışları bulunmadığı gerekçesiyle kulan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, sanık ... müdafinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz itirazı yönünden ise,
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına "sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.640 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.