Mahkumiyet

Sanığın 24.09.2012 tarihli dilekçe ile kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgeden mahkumiyetine ilişkin temyizinden vazgeçmesi sebebiyle, dolandırıcılık, ruhsatnamede sahtecilik, mühürde sahtecilik, suçlarından kurulan hükümlere hasren ve sınırlı olarak yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık, ruhsatnamede sahtecilik, mühürde sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 18.03.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, verilen kararın niteliği gereği sanığın dolandırıcılık, ruhsatnamede sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarından tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü bulunmadığı takdirde salıverilmesi için yazı yazılmasına, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.