... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.03.2012 gün ve 11/55 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı, miras, paylaşım ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak, adına kayıtlı 116 ada 13 parsel içerisinde olması gereken bir kısım yerin kadastro çalışmaları sırasında 728 ada 1 ... parsel içerisinde mera olarak sınırlandırıldığını açıklayarak 728 ada 1 parsel ... taşınmaza ait mera sınırlandırmasının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, nizalı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davada taraf sıfatlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne, 728 ada 1 parselin, teknik bilirkişinin raporunda A ve B harfleri ile gösterilen 20.298,06 m2, aynı raporda Z harfi ile gösterilen 1.294,62 m2 yüzölçümlü taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmün esasa ilişkin bölümü davalı Hazine vekili, yargılama giderine ilişkin bölümü ise davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 728 ada 1 parsel belgesizden mera niteliğiyle 26.10.2003 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 89 hektar 1212,50 m2 yüzölçümlü olarak sınırlandırılmıştır. Kadastro tutanağı 30.01.2004 tarihinde kesinleşmiştir
Hemen belirtmek gerekir ki, uyuşmazlık dava konusu taşınmazın mera niteliğinde bulunup bulunmadığına ilişkin olup; taraf tanıklarının komşu köyler halkı arasından seçilerek dinlenilmesi, hava fotoğraflarından yararlanılması, komşu parsellere ait kadastro
tutanaklarının onaylı ve okunaklı suretleri ile varsa tutanak ve dayanak tapu ve vergi kayıtlarının getirtilerek mahallinde uygulanması gerekir.
Bu bakımdan; bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının kadastrodan önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için kadastro tespit tarihi olan 2003 yılına göre 20 – 30 yıl öncesine ait (1973–1983 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerektiği uzman öğretim üyelerinin yayınlarındaki görüşleri olup, bu görüş Dairenin kararlılık kazanmış içtihatlarıyla da benimsenmiştir. Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelenirse arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın sınırlarının belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi olanaklıdır.
Mahkemece, yapılacak iş; ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle kadastro tespitinin yapıldığı 26.10.2003 tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait (1973–1983 yılları arası) ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından, dava konusu taşınmazlara komşu olan kadastro parsellerine ait kadastro tutanakları ve ekleriyle kadastro sırasında bu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtları, mera niteliği gözönünde tutularak taşınmazın sınırları içinde bulunduğu köye ait tahsisli ve kadim mera kayıtları ile haritalarının bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotoğrametri mühendisi aracılığıyla hava fotoğraflarının keşifte uygulanması, taşınmazın hava fotoğraflarının çekildiği tarihe göre kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konularında uzman bilirkişiden gerekçeli, denetime açık rapor alınması, tescili istenen taşınmaz bölümlerinin her iki hava fotoğrafları üzerinde işaretlenmesi, bundan ayrı kadim ve tahsisli mera kayıt ve belgeleri ile haritalar ve komşu parsellere ilişkin tapu ve vergi kayıtlarının teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, komşu köyler halkı arasından seçilen yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243,244,259 ve 290/2. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, dava konusu taşınmazın kadim ve tahsisli mera kayıtları kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, şayet anılan kayıtlar kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde kadim mera araştırmasının yapılması, dava konusu taşınmazın kadim meradan açılmak suretiyle elde edilen yerlerden olup olmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, komşu kayıt ve belgelerin taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri hususu üzerinde durulması, daha önce götürülmeyen başka uzman bilirkişi ziraat mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı birlikte incelenmek suretiyle dava konusu taşınmazların meradan açılan yerlerden bulunup bulunmadığının saptanması, taşınmazın eğim durumlarının değerlendirmede dikkate alınması, uzman bilirkişiden gerekçeli, denetime açık ve komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı rapor istenmesi, 1973 ila 1983 tarihleri arasında çekilmiş hava fotoğrafları yok ise, ilgili kurumdan bunun gerekçesinin gösterilmesinin istenilmesi, taşınmazların niteliğinin kesin bir biçimde belirlenmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan eksik incelemeye dayalı hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 21,15 TL peşin harcın temyiz eden Gürün Belediye Başkanlığına iadesine 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.