Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, rödovans sahasına davacı tarafından yapılan masrafların bedellerinin davalı kiralayandan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/06/2010 tarihli 4 yıl süreli rödovans sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davalının işletme ruhsatına sahip olduğu Uzunköprü ilçesi Yağmurca Köyündeki maden kömürü sahası davacıya kiralanmıştır. Taraflar arasında bu şekilde düzenlenen rödovans sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 357 ve devamı maddelerinde (818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 270 ve devamı maddelerinde) düzenlenen hasılat (ürün) kirasının bir türüdür. Davacı kiracı açmış olduğu davada rödovans sözleşmesi nedeni ile davalının ruhsat sahibi olduğu maden alanı içerisinde maden ocağı işlettiğini, bu maden ocağını müvekkilinin açtığını, elektrik bağlattığını, ray döşediği, vagon, asansör gibi maden ekipmanları ile donatarak kullanabilir hale getirdiğini birçok masraf yaptığını belirterek maden ocağının açılması ve işletilmesi için yapılan giderler ile maden içerisindeki teçhizat ve makinelerin bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık, hasılat (ürün) kirası ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava, 10/10/2011 tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.