Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2015/26 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılan mağdureye yönelik değişik tarihlerde anal yoldan organ sokma şeklinde gerçekleştirdiği iddia edilen eylem nedeniyle, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin istismara uğradığı, katılan mağdurenin kardeşlerinin tanık olarak verdikleri ifadelerde eylemi doğruladıkları, alınan raporun katılan mağdurenin beyanını desteklediği, kararın bozulması gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmeyerek temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.