Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan M.. A.. ile müvekkili arasında 10/07/2003 tarihli kira sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşme ile kiracı olduğu taşınmaza tadilat yaptığını, kiralananın satılması halinde öncelikle müvekkiline satışı teklifinde bulunulacağının kararlaştırıldığını, taşınmaz mülkiyetinin, önce paylaşım gibi gösterilerek davalı M.. A..’nın kardeşi olan davalı N.. A..’ya devredildiğini, daha sonra da davalılardan H.. U..’ya satıldığını, yapılan alım satımların muvazaalı olduğunu belirterek muvazaa sebebi ile tapu kaydının iptali ile tesciline, gerekirse tapu kaydındaki satış fiyatının iki katı bedelle alıcı olduğuna, bu mümkün olmadığı takdirde 100.000 TL maddi 50.000 TL manevi zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesine ekli olarak sunulan 10/07/2003 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin davacı A.C.. M.. ile davalılardan M.. A.. arasında düzenlendiği, sözleşmenin özel şartlar 4. Maddesinde “kiracıyı herhangi bir nedenle tahliye ettirdiğimde ve başkasına bu yeri sattığım zaman bu satış üzerinden öncelikli kiracıya tapudan alış hakkı veriyorum gerektiğinde bütün zararlarını karşılayacağım” şeklinde bir düzenleme bulunduğu görülmektedir. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi içeriğindeki açıklamalar ve talep sonucu kısmındaki beyanlarından davacının terditli talepte bulunduğu ve davadaki öncelikli talebin sözleşmeden doğan önalım hakkı nedeni ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece iddia bu çerçevede değerlendirilmek suretiyle işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.