Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre “Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar, sanık, katılan ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.”şeklindeki hükümler dikkate alınarak, sanığın mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda olduğu halde pandemi sebebiyle izinli olarak cezaevinden çıkarılmış olduğu tutanak altına alınmasına rağmen, sanığın bilinen en son adresine usulüne uygun şekilde duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden davanın sonuçlandırılması suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 326/2. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, başkaca yönleri incelenmeyen Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/152 Esas, 2020/409 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.